Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik;
İşte yakalandık, kelpçelendik !
Çıktınız umulmaz anda karşıma,
Başımın tokmağı indi başıma.
Suratımda her suç bir ayrı imza,
Benmişim kendime en büyük ceza!
Ey dipsiz berraklık, ulvi mahkeme!
Acı , hapsettiğin sefil gölgeme!
Nur topu günlerin kanına girdim.
Kutsi emaneti yedim bitirdim.
Doğmaz güneşlere bağlandı vâde;
Dişlerinde köpek nefsin , irade.
Günah, günah , hasad yerinde demet;
Merhamet, suçumdan aşkın merhamet!
Olur mu , dünyaya indirsem kepenk:
Gözyaşı döksem, Nuh Tufanına denk?
Çıkamam, aynalar, aynalar zindan.
Bakamam , aynada, aynada vicdan;
Beni beklemeyin , o bir hevesti;
Gelemem aynalar yolumu kesti.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz
İçin dışın mundar iken
dost neylesin senin ile
gözün gönlün nefsi hava
Aşk neylesin senin ile
zakir ile yoldaş olup
sadıklara yar olmadın
olmaz yere verdin gönül
dost neylesin senin ile
dünya gözün ruşen edip
gönül gözün kör eyledin
zulmet dolacak gönlüne
nur neylesin senin ile
Gerçek Er'e derviş gerek
doldu cihan dava ile
duydun ise aslı işi
kal neylesin senin ile
Dostluğu sanma hemen
Olur suret dizmek ile
Dilde ise senin işin
Hal neylesin senin ile
Dostun hoş derdi ile
Merdana sür devranını
Dost değilsen dost yolunda
Ar neylesin senin ile
Yorum (yok)
Yorum yaz
Kör Bir İhtiyarın Kur'an Okurken
Gözlerinin Görmesi
Yoksul bir şeyh, kör bir ihtiyarın evine misafir oldu. Evde,
duvarda asılı duran bir Kur'an vardı. Şeyh bu duruma hayret
etti. Çünkü evde kör bir ihtiyardan başka kimse yaşamıyordu.
Kendi kendine, ''Burada kör bir ihtiyardan başka kimse yok. Bu
Kur'an'ı kim okur?'' diye düşündü. Bu durumu ev sahibine
sormak istedi, fakat uygun olmayacağı fikrine kapıldı. Bu işin
sebebinin kendiliğinden ortaya çıkıncaya kadar, sabretmeye
karar verdi.
Bu düşünceyle yatıp uyudu. Gece yarısı Kur'an sesiyle
yatağından sıçrayıp uyandı. Gördüğü manzara karşısında şaşırdı
kaldı. Kör ihtiyar, Kur'an'ı önüne almış okuyordu. Okuyuşunda
en ufak bir yanlış da yoktu. Bir yandan da parmağıyla okuduğu
satırı takip ediyordu. Şeyh daha fazla dayanamayarak sordu:
''Kör olduğun halde, Kur'ân-ı Kerîm'i böyle nasıl
okuyabiliyorsun? Parmağınla takip ettiğine göre, harfleri
görmemen imkânsız.'' Kör ihtiyar, misafir şeyhe tatlı bir
tebessümle cevap verdi.
''Dostum, Allah'ın kudretinin büyüklüğü yanında, benim halimin
şaşılacak nesi var? O diledi mi sebepli veya sebepsiz yaratır.
Allahıma yalvardım. Yâ rabbi! Ben Kur'an okumayı, her şeyden
çok seviyorum. Kur'an okuduğum zaman gözlerime nur ver.
Âyetlerini duraklamadan, yanlışsız okuyabileyim.' Rabbim duamı
kabul etti. Ne zaman Kur'an'ı elime alsam, rabbimin lutfuyla
gözlerim açılır. Harfleri görürüm.''
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz
Be Heyy Kardaş Hakk'ı Bulam mı Dersin ,
Hakk'a Yarar Amel İşlemeyince
Tarikat Sırrına Eremmi Dersin
Kamil Mürşid Sana Söylemeyince.
Özenirsen Gardaş, Tevhide Özen
Tevhiddir Nefsinin Kal'asın Bozan
Hiç kendi kendine kaynarmı kazan
Çevre yanın ateş eylemeyince
Değme kişi gönül evin düzemez
Hakk'ın taktirini kimse bozamaz
Tarikat ummandır dalıp yüzemez
Aşkın deryasını boylamayınca.
Aşkım galip geldi yüreğim harlar
Aşık Olan ar-ı namusu neyler
Behey Yunus sana Söyleme derler
Ya ben öleyimmi söylemeyince.
Yunus Emre
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz